March 4, 2010
February 28, 2010
Mohonk Mountain House
Posted by inciK under Gezi | Tags: Mohonk Mountain House, New Paltz |Leave a Comment
New York City’ye yalnizca 1.5 saat mesafedeki Mohonk Mountain House’daydik gecen haftasonu. 1869′da Mohonk golu kiyisina insa edilmis 265 odali, Viktoryan tarzindaki bu sato Amerika’nin en eski otellerinden ve artik tarihi eser statusunde. Genis daglik ve ormanlik bir arazinin ortasinda ve de mevsimine gore trekking, cross country kayak, buz pateni, kaya tirmanisi, golf, yuzme, tenis gibi bir cok aktiviteye sahip. Biz gittigimizde her yer kar altinda oldugundan yuruyusumuzu ozel kar ayakkabilariyla yaptik ve cok hosumuza gitti ilk defa denedigimiz “snowshoeing”. Bu uzun yuruyusten sonra otelin cay saatinde taze kurabiyeler ve mis gibi cay butun yorgunlugumuzu aldi ustumuzden. Unutmadan, bu da otelin web sitesi. Firsat bulursaniz muhakkak gidin derim…














February 11, 2010
Surpriz kar tatili
Posted by inciK under Genel | Tags: attack of the talking toilets, Captain Underpants, snowman |[2] Comments
Hafta basindan beri duyuruyorlardi, New York civarini Carsamba gunu kar firtinasi vuracak diye. Sali gununden okullarin kapali olacagi ilan edildi veee kis basindan beri bekledigimiz o guzel kar nihayet geldi, orttu heryeri bembeyaz. Benimkiler heyecanlarindan sabahin korunde uyanip cama kostular, mutlu mesut oynayabilmek icin firtinanin dinmesini beklemeye basladilar. Beklerken de bos durmadilar: Huzurlarinizdaaa Captain Underpants kardesler! (Episode IV – Attack of the Talking Toilets)
Nihayet aksamustu kar durdu da, biraz da asagida kudurmaya devam edildi. Boylarinca kardanadam yaptilar, kizakla kayip kar melekleri yaptilar ikiseksen yatarak.
Ne guzel sey cocuk olmak! Cok ozluyorum cocuklugumdaki kar tatillerini.
February 2, 2010
Windham Mountain
Posted by inciK under Emir, Eren, Genel, Gezi | Tags: Catskills, Children Learning Center, Windham Mountain |Leave a Comment
Bu sene kis cok cetin geciyor buralarda. Havayi 2 derece gordugumuz zaman isinmis sayiyoruz, dusunun artik. Sabahlari -10 derecelerde okul yollarina dustugumuz oluyor. Soguk olmasina soguk ama kar yagmiyor aksi gibi! Cocuklar birakin kardan adam yapmayi, bir kartopu bile yapilabilecek kara hasret kaldi. Bazi sabahlar kar yagisina uyandigimizda mutlulukla doluyor icimiz ama o kar ogleden sonraya bile kalmiyor. Durum boyle olunca, bu haftasonu biraz kuzeye, soyle adam gibi karla oynasabilecegimiz bir yerlere gidelim dedik, dokulduk yollara…
New York City’ye 2,5 saat mesafedeki Windham Mountain’da aldik solugu. Internette yaptigim aramalarda, cocuklarla gidilebilecek en keyifli kayak merkezi olarak tanimlamislardi burayi. Cok da isabet buyurmuslar, tecrubeyle sabitlenmistir bendeniz tarafindan da…
Bir gece onceden gidip, otelde bir guzel uykumuzu aldiktan sonra, erkencikten Snowtubing alanina gittik. 2 saat deliler gibi sisme botlarla kaydiktan sonra, kayak merkezine dogru yollandik oglen saatlerinde. Aslan ile Kaplan’i Children Learning Center’a 4 saatligine emanet ettikten sonra {Ilk once icimize sindiginden emin olduk anne-baba olarak. Cocuklar da arkalarina bile bakmadan oyun alanina kosturunca, tamam dedik, simdi biz de tadini cikarabiliriz dagin!} gunun geri kalanini dostlarimizla kah kayarak, kah ates basinda keyif yaparak gecirdik. 4 saatin 1.5 saatinde kayak dersi aldilar bidiklar ama sabahki cilgin snowtubing seansindan sonra bu ilk kayak dersi pek bir duragan gelmis olmali ki, sevmedik biz kayak yapmayi diye de tavir koydular bizi gorunce. Ama yine de 2 sene onceki denememize gore buyuk basari kaydetti Emir.
Kucuk cocuklari olup ta kayak zevkinden uzunca bir zamandir mahrum kalmis anne-babalara kesinlikle tavsiye edebilecegim bir yer Windham. Gitmeden once rezervasyon da yaptirabilirsiniz isinizi garantiye almak icin (Ciddi bir bekleme vardi Children Learning Center icin, haberiniz olsun).
January 18, 2010
Yagmurlu bir kis Pazar gununde muzeye gitmekten daha guzel bir aktivite dusunemiyorum.
Hele bu American Museum of Natural History ise tadindan yenmez!
Bu da 2 sene onceki ilk ziyaretimiz. Emir simdi Eren’in oldugu yastayken.
January 18, 2010
Benim gibi aşureyi cok seven birinin, 10 senedir kendini bu zevkten mahrum etmesi inanilir gibi degil! Aşure yapmayi denemek icin neden bu kadar bekledigimi ben de bilmiyorum. Cok zahmetli ve uzun bir islem olduguna dair bir inancim vardi ki ne kadar yersiz oldugunu bu denemeyle anlamis bulunuyorum. Bir de tabi asla anneminki gibi olamayacagina inandirmistim kendimi ki, artik annemin kucuk kizi olmadigim, Aslan ile Kaplan’in da bir “anne asuresi” modeline ihtiyaclari oldugu gercegi kafama dank etti!
Sizin de caniniz cekerse, Portakal Agaci’ndaki harika tarifi deneyebilirsiniz.
January 14, 2010
Nihayet beklenen gun geldi, Mey’imizin kardesi cetenin en genc elemani olarak katildi aramiza…
E tabi beklenen sorulari da beraberinde getirdi.
Zaten uzunca bir suredir annenin hamile gobegine bakip bakip kafasi karismis gozlerle Emir’in yonelttigi sorulara bir dansoz kivrakliginda cevap vermeye calisiyordum bendeniz.
Efe bebegin gelmesine cok az kaldiginin mujdesini verdigimde “Anne, bebek nasil cikacak annesinin gobeginden?” diye bir soruyla daha karsi karsiya kaldim.
Hangi cevap daha az travma yaratir yavrumda diye nanosaniyede olcup tartip verdigim “Gobegini kesecekler annesinin, hastaneye gittiler o yuzden” cevabimdan dehsete dusmus bir halde “Cok aciyacak mi, cok kanayacak mi?” diye sordu bu seferde, aglamaya ramak kalmis.
“Yok yavrum, bak benimkini de kestiler sizi cikarmak icin, hem de iki kere. Hic te o kadar acimiyor, merak etme” dedim bu sefer de, “Yeter bitsin bu sorular artik” diye dua edip icimden.
Sessiz kaldi bir sure, sonra gulerek “Ben de kakasini yapar gibi cikaracak sanmistim bebegi” dedi, kendi naifligiyle dalga gecerek. Kardesine dondu hemen “Eren, yalnizca kizlarin karninda bebek olur, onlarin karni acimaz ama biz oglanlarin cok acir” diye de gunun dersini verdi.
Ah oglum, gercek cevaba cok yaklastigini ne zaman anlayacaksin bakalim…



















