Bu sene kis cok cetin geciyor buralarda. Havayi 2 derece gordugumuz zaman isinmis sayiyoruz, dusunun artik. Sabahlari -10 derecelerde okul yollarina dustugumuz oluyor. Soguk olmasina soguk ama kar yagmiyor aksi gibi! Cocuklar birakin kardan adam yapmayi, bir kartopu bile yapilabilecek kara hasret kaldi. Bazi sabahlar kar yagisina uyandigimizda mutlulukla doluyor icimiz ama o kar ogleden sonraya bile kalmiyor. Durum boyle olunca, bu haftasonu biraz kuzeye, soyle adam gibi karla oynasabilecegimiz bir yerlere gidelim dedik, dokulduk yollara…

New York City’ye 2,5 saat mesafedeki Windham Mountain’da aldik solugu. Internette yaptigim aramalarda, cocuklarla gidilebilecek en keyifli kayak merkezi olarak tanimlamislardi burayi. Cok da isabet buyurmuslar, tecrubeyle sabitlenmistir bendeniz tarafindan da…

Bir gece onceden gidip, otelde bir guzel uykumuzu aldiktan sonra, erkencikten Snowtubing alanina gittik. 2 saat deliler gibi sisme botlarla kaydiktan sonra, kayak merkezine dogru yollandik oglen saatlerinde. Aslan ile Kaplan’i Children Learning Center’a 4 saatligine emanet ettikten sonra {Ilk once icimize sindiginden emin olduk anne-baba olarak. Cocuklar da arkalarina bile bakmadan oyun alanina kosturunca, tamam dedik, simdi biz de tadini cikarabiliriz dagin!} gunun geri kalanini dostlarimizla kah kayarak, kah ates basinda keyif yaparak gecirdik. 4 saatin 1.5 saatinde kayak dersi aldilar bidiklar ama sabahki cilgin snowtubing seansindan sonra bu ilk kayak dersi pek bir duragan gelmis olmali ki, sevmedik biz kayak yapmayi diye de tavir koydular bizi gorunce. Ama yine de 2 sene onceki denememize gore buyuk basari kaydetti Emir.

Kucuk cocuklari olup ta kayak zevkinden uzunca bir zamandir mahrum kalmis anne-babalara kesinlikle tavsiye edebilecegim bir yer Windham. Gitmeden once rezervasyon da yaptirabilirsiniz isinizi garantiye almak icin (Ciddi bir bekleme vardi Children Learning Center icin, haberiniz olsun).

Yagmurlu bir kis Pazar gununde muzeye gitmekten daha guzel bir aktivite dusunemiyorum.

Hele bu American Museum of Natural History ise tadindan yenmez!

Bu da 2 sene onceki ilk ziyaretimiz. Emir simdi Eren’in oldugu yastayken.

Benim gibi aşureyi cok seven birinin, 10 senedir kendini bu zevkten mahrum etmesi inanilir gibi degil! Aşure yapmayi denemek icin neden bu kadar bekledigimi ben de bilmiyorum. Cok zahmetli ve uzun bir islem olduguna dair bir inancim vardi ki ne kadar yersiz oldugunu bu denemeyle anlamis bulunuyorum. Bir de tabi asla anneminki gibi olamayacagina inandirmistim kendimi ki, artik annemin kucuk kizi olmadigim, Aslan ile Kaplan’in da bir “anne asuresi” modeline ihtiyaclari oldugu gercegi kafama dank etti!

Sizin de caniniz cekerse, Portakal Agaci’ndaki harika tarifi deneyebilirsiniz.

Nihayet beklenen gun geldi, Mey’imizin kardesi cetenin en genc elemani olarak katildi aramiza…

E tabi beklenen sorulari da beraberinde getirdi.

Zaten uzunca bir suredir annenin hamile gobegine bakip bakip kafasi karismis gozlerle Emir’in yonelttigi sorulara bir dansoz kivrakliginda cevap vermeye calisiyordum bendeniz.

Efe bebegin gelmesine cok az kaldiginin mujdesini verdigimde “Anne, bebek nasil cikacak annesinin gobeginden?” diye bir soruyla daha karsi karsiya kaldim.

Hangi cevap daha az travma yaratir yavrumda diye nanosaniyede olcup tartip verdigim “Gobegini kesecekler annesinin, hastaneye gittiler o yuzden” cevabimdan dehsete dusmus bir halde “Cok aciyacak mi, cok kanayacak mi?” diye sordu bu seferde, aglamaya ramak kalmis.

“Yok yavrum, bak benimkini de kestiler sizi cikarmak icin, hem de iki kere. Hic te o kadar acimiyor, merak etme” dedim bu sefer de, “Yeter bitsin bu sorular artik” diye dua edip icimden.

Sessiz kaldi bir sure, sonra gulerek “Ben de kakasini yapar gibi cikaracak sanmistim bebegi” dedi, kendi naifligiyle dalga gecerek. Kardesine dondu hemen “Eren, yalnizca kizlarin karninda bebek olur, onlarin karni acimaz ama biz oglanlarin cok acir” diye de gunun dersini verdi.

Ah oglum, gercek cevaba cok yaklastigini ne zaman anlayacaksin bakalim…

Ders: Astronomi
Konu: Gunes Sistemi

Emir – Eren, gunesin icine kac tane dunya sigar biliyor musun?
Eren – Bilmiyorum Emir.
Emir – Tam 1 milyon tane!!!
Eren – Okey.

Vallahi ne yalan soyleyeyim, ben bile urktum.

Emir’in nelerden rahatsiz olabilecegini bildigim icin diken ustunde seyrettim.

“Sevmedim operayi anne…” dedi ama aslinda sevmedigi bu soguk Alman masaliydi ve de son derece hakliydi… Cocuk yiyen cadi temali masallarla buyumus bir jenerasyon olarak, nasil oldu da psikopat olmadik biz, cozemedim vallahi.

IPhone kamerasiyla cekim bu kadar oluyor iste. Zoom yok henuz alette. Diger kameraya da gosteri boyunca Emir el koydugundan icindekilerden ise yarar bir goruntu cikar mi henuz bilmiyorum. “Eren hangisi ki burada?” diye soranlar: Yesil ceketinden taniyabilirsiniz kaplanimi.

Next Page »