November 2006



Bu sabah pek keyifli benim kucuk oglum. Dedesinin tepesinden inmiyor, o guvercin gozleriyle etrafi diledigince seyrediyor. Gulucuklerin bini bir para. Dede desen, mutluluktan eriyecek kivama gelmis. Keske bu gunler hic bitmese, kimse geri donmek zorunda olmasa. Keske hep beraber buyutebilsek, sevgimizle simartabilsek aslan ile kaplani.



Halloween gunu okula kostumumuzle gittik. Velilerin de katildigi partinin ardindan mahalle etrafinda hep beraber bir tur attik. Elmo da bizimle birlikteydi. Aksam da Tara’lar bize geldi ve toplamis oldugu sekerlerden bize de verdi.Cocuklar mi yoksa anne babalar mi daha cok seker yedi bilmiyoruz. Yasasin Halloween!

Her sabah duzenli bir sekilde okulun kapisi onunde dokulen gozyaslari, okulun 3. gununde yakalanilan, haftasonlari yogun tedavi altina alinarak hizi kesilen ancak pazartesi okul donusu tekrar nukseden ve uzerinden 1 ay gecmesine ragmen halen kurtulamadigimiz soguk alginligi (isin kotusu kucuk kardesimize de gecirdik), biri sirtinin ortasinda olmak uzere vucudunun muhtelif yerlerinde 3 adet isirik, 1 adet kayip su kabi, her gun ogrenilen ve evde kullandiginda bizi mutluluga ve saskinliga gark eden yeni kelimeler (ornegin: lady bug, sea turtle, please, scarlett (arkadasimizin adi)…)