Huzurunuzda NYC trafik polislerine buradan bir serzeniste bulunmak istiyorum.

Gecenlerde hava guzel, keyfim yerinde, aldim cocuklari attim arabaya, Uzumgoz’umle bulusmaya gittim. Evlerinin onunde park yeri bulamadigimdan, parketmemem gereken bir yerde durdum, basladim beklemeye. Arabanin icindeyim ya, icim rahat. Polis de gelse “pardon” der kacarim diye dusunuyorum icin icin. Neyse efendim uzatmayalim, dedim ki “Dur, soyle bir ruj sur de bari yuzune gozune renk gelsin, cocuklari hazirlamaktan sacini bile taramadan ciktigin anlasilmasin”. Indirdim siperlikteki aynayi, ruju surerken bir “bip” sesiyle yanibasimdaki polisi farketmem bir oldu. Meger polis benim ayna karsisindaki zaafimdan faydalanip sinsi sinsi arabanin on camindaki sticker’i taratmis elindeki alete. Hemen toparlanip, yalvar yakar “Yapmayin, etmeyin, iki cocuguma aciyin” diye pisman moduna gectim ama biliyorum ki geri donusu yok bu isin. “Itiraziniz varsa mahkemede bulusalim” dedi. “Parketmemeniz gereken yerdesiniz ve de makyaj yapiyorsunuz” diye ekleyip, yuzume bile bakmayarak elime tutusturdu ceza belgesini. Uzaklasirken ben hala “Geceleri nasil uyuyabiliyorsun vicdansiz” diye haykirip sinirimden direksiyonu isirmaya calisirken bir yandan da cezanin kac para oldugunu bulmaya calisiyordum belgede. Bir de ne goreyim, adam makyaj yaptigim notunu da eklemis, gunahim da $115’mis…

Bir annenin, bir anligina da olsa kadinligini hatirlamasi, arkada cani sikilmis yavrulari oyalayip bir yandan da kendine ceki duzen vermeye calismasinin bedeli bu iste. Alacagin olsun New York polisi, bir gun sen de benim elime dusersin elbet…

traffic-ticket.jpg