April 2007


Dun North Caldwell, NJ’de bir eve gittim, ev sahibiyle gorusmek ve olcu almak icin. Gencti ev sahipleri, tas catlasa benim yasimda. Ilk evleriydi bu ve iki cocuklariyla beraber 4 kisilik bir aile olarak yasayacaklardi. Ev sehirden en az 1 saat uzaklikta, sakin, yine kendisi gibi mustakil evlerin oldugu bir bolgedeydi.

suburb.jpg

Hani sokaklarda bir Allah’in kuluna rastlayamayacaginiz, evde kac nufus varsa o kadar arabanin evin onune dizildigi suburb’lerden birinde. Amerika’ya ilk geldigimde biz de bir sureligine Long Island’da yasadik. Dusunun bir, evlenmissiniz, 5 gun sonra esiniz sizi arkasinda bir ormanin uzandigi issiz mi issiz, sakin mi sakin tek katli bir evde birakip ise gidiyor. O gunlerde vizyonda olan “Blairwitch project” filmi de zihninizde taptaze. Istanbul’un civil civilligindan sonra sudan cikmis baliga dondum ben o evde. Ve suburban yasam tarzina tepkim de iste boyle olustu. Amerika’da insanlarin nasil psikopat sapik veya seri katil olduklarini anladim. Allah’tan cok fazla oturmadik da oralarda, benim yogun israrlarim sonucu su an oturdugumuz Astoria, Queens’e tasindik. Manhattan’a 5 dakika mesafe, bitisik nizam 3 katli binalarin veya yuksek apartmanlarin oldugu, sokaklarinda insanlarin kaynadigi ve hatta bazen kedilerin bile goruldugu bir Yunan mahallesi bizimkisi.

astoria_brick_building.jpg

Sanki Kadikoy, Uskudar mahalleleri gibi bir doku, bir sicaklik. Buraya tasindigimizda tekrar nefes alabildigimi farkettim, kanim daha hizli akmaya basladi sanki. Oyle boyle 6 senedir oturuyoruz burda.

Ama dun gittigimiz kasabayi ve evleri bu sefer 2 cocuklu bir anne gozuyle gorunce artik daha farkli dusunmeye basladigimi anladim. Boyle bir evimiz olursa, cocuklarimin ayri ayri odalari ve hatta oyun odalari olabilecek, arka bahcesinde istedikleri gibi kosturabilecek ve hatta belki bir kopegimiz bile olabilecekti. Butun bunlarin beni heyecanlandirdigini farkettim. Bunca yildir, “Sehre yakin olalim, New York City’nin nimetlerinden yararlanalim” diyen ben, kendimi bahce duzenlerken, somine yakarken, bahcede kopeklerle guresirken filan hayal ederken yakaladim. Buyuk konusmamak lazimmis demek, sartlar insani tamamen aksi yonde dusundurtebiliyor. Sehre yakin oturmanin tek caresi bir apartman dairesi su an bizim icin. Okul bolgesinin de iyi olmasi cok onemli, 2-3 sene sonra bir de bu derdimiz baslayacak cunku. Ve ne yazik ki New York City public okullari icin de hic iyi seyler soylemiyorlar. Apartman dairesinde yasarsak cocuklarim bir odayi paylasmak zorunda kalacaklar, bahce, oyun parki desek, en yakinimizdaki, o da sansliysak, cocuk parkina goturecegiz onlari. Sehre yaklastikca yogunlasan gocmen nufus da endiselendiriyor beni. Binbir ulkeden binbir turlu insan mozaigi, ustelik cok da kaliteli bir yasam-kultur duzeyi sergilemiyorlar bana gore.

Iste dun bu karsilastirmalari yaparken buldum kendimi. Istanbul gibi bir sehirde buyumus bir insanin dusunceleri nasil olur da 180 derece degisir, hayretle bunu gordum kendimde. Ne diyelim, cok yakinda olmasa da, onumuzdeki gunler gosterecek ne yapacagimizi, ne karar verecegimizi. Hayirlisi…

Advertisements

Ne zamandir fotograf cekmemisiz, uzulerek farkediyorum. Blog’umuz da agirlikli olarak gorsel nitelik tasidigindan, son post’umdan beri ne yazsam, ne koysam sayfamiza diye dusunuyorum. Baktim ki bu boyle olmayacak, en azindan guncelleme niteliginde birkac satir yazayim dedim. Gecen hafta, bunca zamandir direnmeme ragmen sonunda pes ederek ikili bebek arabasi almaya ikna oldum. “Emir artik buyudu, yanimizda yurur adam gibi” seklindeki savlarim, 1 saatte 1 arpa boyu yol almamiz seklinde sukut-u hayale ugrayinca, mecburen biz de ikili araba kervanina katilmis olduk. Itmesi, biryerlere girip cikmasi daha zor olmasina ragmen, en azindan mesafe katetmemiz bakimindan iyi oldu bizim icin. Aralarinda yalnizca 2 yas olunca boyle oluyormus demek ki…

maclaren-twin.jpg

Bunun yani sira, yavas yavas oglanlarin eski esyalarini da Craigslist.org a koymaya basladim. “Bir devrin sonu” gibi hissediyorum, icim burkuluyor ama bir yandan da evde biraz yer acilacak diye seviniyorum. Ilk bebek arabamizi, car seat’imizi (artik Eren sigmiyor icine) ve de playpen’imizi satiliga cikardim. Satabilirsem yine bizimkilere birseyler alacagim parasiyla.

Havalar sonunda guzellesti, ama sanki biraz fazla kacirdi sicaklik olayini. Her sene oldugu gibi, bu sene de “Bahar gelsin” diye gozunun icine bakarken, kut diye yaz sicagi icinde bulduk kendimizi. Bu yasa gelmeme ragmen hala havaya uygun kiyafet secememe kabiliyetsizligine sahip ben, sorumlulugumda iki de cocuk olunca esekten dusmuse donuyorum, afallayip kaliyorum. Bu haftasonu hava 84 dereceyi bulunca bana gore super uygun giydirdigim cocuklarim ve kendim ter icinde kalip, aksamustu nereden ciktigi belirsiz ciddi bir ruzgari da yiyince hepimiz hasta olacagiz diye cok korktum. Kisin zaten soguktan cikamiyorduk, dort gozle bekledigimiz bahar da bize nanik yaparsa biz ne zaman keyifli yuruyusler yapacagiz bilmiyorum artik.

mothers-day-invitation.jpg

Dun Emir’i okuldan almaya gittigimde elime bu davetiyeyi tutusturdular, cok mutlu oldum. Meger bizim afacan gizli gizli bir gosteri hazirliyomus annesi icin de haberimiz yokmus. Helal olsun valla, hic de caktirmadi. Gosterilerini videoya cekip koyacagim buraya.

Dogumgunun kutlu olsun yavru, 30’lar klubune hosgeldin…

ali-ozlem-inci-halloween-2003.jpg

ali-ozlem-inci-serkan-halloween-2003.jpg

Buyduk iste biz cocuklardan once, taniyin bizi…

8-9months_fade.gif

Gecen Pazar gunu bir de baktim ki, beklenen dislerin yerine, ust yan dis cikivermis ortaya, butun siralamalari altust ederek! Ustteki dis haritamizda da gorulecegi uzere koyu renkteki dislerimiz cikmis olanlar, soluk renkler ise “pek yakinda” olanlar. Garibim 4 disi agrisi birden cekiyormus megerse, bosu bosuna gecede 8-10 kere uyanmiyormus. Insallah cok guclu olur dislerin bebegim, anne babana cekmezsin.

 

Kucuk kaplan yercekimine karsi koyarken…

dsc06035-k.jpg

Bu aralar iyice hareketlendi. Tam emekleme sayilmasa da komando surunmesi seklinde bayagi bir mesafe katediyor, manevra yapabiliyor. Ust dislerimiz, yani 3. ve 4. numaralar cikti cikacak. Saclar annesi tarafindan 2. keredir tiras ediliyor. Bizimle kendi dilinde iletisim kurmaya calisiyor, lafa karisiyor, cevap veriyor. Seslendigimizde anlayip bakiyor. Hatta bir rivayete gore “baba” bile diyor.

Sabahlari 7’de kurulmus saat gibi hic sasmadan uyaniyor, sarkilar soylemeye basliyor. Sesi de pek gur masallah, bizim uyanma saatimiz 7:30’a kadar her sabah tekrarlanan iskence surecimiz basliyor. Emir diger odadan “Top it!” (Bkz. Emir Sozlugu) diye bagirirken biz de yastiklari kafamiza bastirip “5 dakika daha, n’ooolur” diye yalvariyoruz, ama nafile.

ada_sbirthday021-k.jpg

Yolun yarisina “1” kala, 4 kisilik ailemizle ilk dogumgunun kutlu olsun askim.

Sayende, uzun kis uykumuzdan uyanip biraraya gelebildik dostlarimizla da. Hepinize geldiginiz icin tekrar tesekkur ediyoruz.

dsc06005-k.jpg

dsc06000-k.jpg

Insallah Arda’yi da alir oyle gelirsiniz geri, dualarimiz sizinle…

ny-emir-i-mail-k.jpg