Bir arkadasimin annesi cok guzel bir tespitte bulunmus: “Bu evde saksi olsan ABC’yi, 123’u ogrenirsin” diye, evdeki oyuncaklari, cocuk programlarini kastederek. Cevrelerindeki hersey ucundan kenarindan cocuklara alfabeyi, sayilari, renkleri, sekilleri, vs. ogretmeye calisiyor, en basit bebek oyuncaklari da olsa. Ingilizce bilmeyen annem, Eren’in dogumuna yanimiza geldiginde, burada kaldigi 3-4 ay boyunca Emir sayesinde harflerden, sayilardan tutun da hayatinda ilk kez gordugu abuk subuk hayvan isimlerine kadar geniiiiis bir kelime haznesine sahip olup dondu. (Ornek; caribou, manatee, mackaw…) Isin ilginc tarafi 2 yasindaki cocuklar hic de zorlanmadan ogrenebiliyorlar bunlari. Bizler “Ben okumayi 5 yasinda soktum, ilkokula okuma-yazma bilerek gittim” filan diye ovunurken, bu bacaksizlar 3 yas civari kapacaklar gibi geliyor bu isi. Umarim ilerde sorabilecekleri sorulara cevap verecek bilgi birikimine sahibizdir, yoksa karizmanin cizildiginin resmidir…Diyorum ya, gelen nesilden korktum ben.

dsc06128-k.jpg