Farkindayim, cok ihmal ettim blogumuzu. Ama deli gibi yogunum, gece 2’lere kadar calisiyorum bu aralar (Cocuklar yattiktan sonra baslayabildigim icin). Bakalim neler olmus gectigimiz hafta…

Gecen Cumartesi postada bizi bir surpriz bekliyordu. Elif‘imin kendi elleriyle baskisini yaptigi bu cantayi butun gun Emir’in omzundan cikaramadik. “Oglum bir dur, bakayim neymis o” filan gibi uzerine gittikce kacti bizden cantasiyla. Neyse, en azindan guzel seyden anliyor aslan oglum benim.

dsc06153-k.jpg

Pazar gunu, anneler gunu icin Emre ailesiyle brunch programi yapmistik. Baharin guzelligine kaptirip disarida rezervasyon yaptirdigimiz ve de iceride de hic yer olmamasi yuzunden kakirdadik biraz soguktan. Yakisikli Emir’ler nihayet gunes gozluklerini 30 saniye de olsa tutmayi basardilar yuzlerinde ve biz de bu resimleri cekebildik. Bugune kadar ne sapka ne de gozluge tahammulumuz yoktu, demek ki buyuyorlar artik. Arkasindan da uzun bir yuruyus yaptik Uzumgoz‘lerin de katilimiyla. Birer kahve almak icin Starbucks’ta durakladigimiza ortaya iste boyle bir konvoy goruntusu cikti… Zaten o gun kaldirimlari da isgal ederek yok aldigimizdan epey kufur yemisizdir diye tahmin ediyorum.

051307004.jpg

 

051307024.jpg

 

051307021.jpg

 

051307019.jpg

 

dsc06154-k.jpg

Bu resim de, yine gecen hafta Ozlek’le yuruyuse gittigimiz West village’da gunesi gorunce ne yapacagini sasiran New York’lulardan birine ait. Teyzem en az 1 saat ayakta guneslendi boyle. Sizinle de paylasmadan edemedim.

dsc06133-k.jpg

Son resim de kucuk yakisiklimdan. Gecen haftadan beri cok farklilasti, birdenbire buyudu sanki. Bakislarina bile farkli bir anlam ve ifade yerlesti. Cikiyor yavas yavas bebeklikten, uzuleyim mi sevineyim mi bilmiyorum. Daha fazla koklamam, ayaklarini daha fazla isirmam lazim… Bana musaade, cok onemli bir isim var Eren beyle…

dsc06164-k.jpg