nilufer5.jpg

O yaz Amsterdam en guzel yazini yasiyordu, hava sicakliklarinin gunduz 12 dereceyi asmadigi sehirde her gece ayri bir senlik vardi bu yuzden. Genc kiz cok sansliydi; Bir kere yazlik kiyafetlerle kis ortaminda nasil survive edilir artik ogrenmisti, ayrica her gun yagmur yagdigindan genetic olarak metabolizmasi degismis cok sirin iki tane de solungac cikmisti kulaklarinda. Hem boylece es bulma sansi da cok artmisti artik balik dunyasindaki yakisiklilar da genc kizimizin dogal ortamindaydi. Ustelik bunlarin hafizasi da 5 saniye oldugu icin iliskiyi surdurmek cok kolay olacakti.

En buyuk heyecan tabii ki yeni bir eve tasinmasiydi. Kutu gibi ama cok sirin olan evde zaten ampulleri yanik genc kizimiz bir muddet karanlikta otursa da bir sure sonra bunun dugmenin aziziliginden kaynakladigini, hafifce cevirse dunyasinin aydinlanacagini farketti. O gun onun da kafasinda bir ampul yanmisti; ustelik AKP’den de nefret ediyordu… Aydinlanmanin verdigi ferahlikta yerlerin de silinmesi gerektigini gordu. Hemen bir kova su hazirladi, yer bezlerini buldu. Daha sonra kovaya carpmak suretiyle tum evin bir anda tertemiz olmasina sahit oldu. Temizlik denen sey ne kadar da kolaydi.

Ertesi gun persembeydi yani dukkanlarin aksam acik oldugu tek gun. Insanlar magazalara saldiriyor 2 gomlek bir tshirt almak icin birbirlerini yiyorlardi ama bu iste bir terslik vardi magaza vitrinlerde halen kurklu botlar vardi ve de aslinda alinmasi gerekenler onlardi… Bu arada calan telefon Turkiye’den gelen bir kac arkadasi haber veriyordu. Arkadaslar Red Light a gitmek istiyorlardi ama heyhat genc kizimizin yolu henuz oraya dusmemisti; gene de caktirmadi ve de ilk defa olarak unlu Kirmizi Fener Caddesine gitti. Giiti ve de korkulacak birsey olmadigini gordu; camlarin arkasindan ona el sallayanlar bile vardi.

Kirmizi Fener Alayindan sonra evinin huzurlu ortaminda uykuya daldi. Ruyasinda cam gozlu fener baliklari gordu; yoksa bu sansinin acilacagina mi alametti?

O sirada zirlayan walkie-talkie’nin sesiyle uyandi; sanirim uzaydan biri onunla kontakt kurmak istiyordu. Olsundu, uzayli muzayli farketmezdi. Unlu dusunur Cem Yilmaz’in dedigi gibi insan insandi. Yalniz 4 elementten biri olan tahta olmazsa iyi olurdu. Bu niyetle hemen tahtaya vurdu…

Imza:

Red Kit