July 2007


71007018.jpg

inci-eren.jpg

1 yasina 1 ay kaldi Kaplan’imin. Ne cabuk gecti 11 ay, goz acip kapayincaya kadar.

Gectigimiz hafta uzdu bizi biraz ama onemli birsey degildi Allah’tan. Pespese 5 gun yuksek atesle bogustu guzel yavrum. Bir gece ates dusuruculer de ise yaramayinca acil’e goturmek zorunda kaldik. 5 gunun sonunda ates dustu, bu sefer de butun vucudunu dokuntu kapladi. Roseola imis bu bebek hastaliginin adi, 6. hastalik da diyorlar adina. Bir tur virusmus, 6 ay ile 2 yas arasi cocuklarda gorulur, bir daha da bagisiklik kazandigindan tekrarlamazmis. Abimiz de 7 aylikkken gecirmisti aynisi, o yuzden bu sefer daha sogukkanli, daha tedbirliydik anne baba olarak. Burada doktorlar kesinlikle aspirin vermememizi soyluyorlar ates dusurucu olarak. Ya acetaminophen, ya da ibuprofen vermemizi ogutluyorlar. Ozellikle virutik bir durumdan supheleniliyorsa aspirin “Reye sendromu”na cevirip olume bile sebep olabiliyormus cunku. Turkiye’de hala bebeklere, cocuklara aspirin verildigine inanamiyorum. Buradan bir iki kisiyi bilinclendirebilirsem ne mutlu bana. Sonuc olarak Eren simdi cok daha iyi. Dokuntuler de birkac gun icinde tamamen gececek.

Gorseniz, tam sevilmelik oldu, mincik mincik yogurmalik. Bir an once gidebilsek Turkiye’ye de buyukanneler, buyukbabalar da nasiplenseler bu guzelliklerden. Bir dansedisi, el cirpmasi var muzik duydugu zaman, evlere senlik. Artik babasiyla abisi guresirken bizimki de geri kalmiyor, katiliveriyor aralarina. Pek de guclu masallah, pehlivan yapalim diyoruz kendisini. Sac trasi da musait zaten Kirkpinar yagli gurescileri gibi. Abisini sinirlendirdigi ve azar isittigi zaman inanin geri kalmiyor artik, o da kendi dilinde bagirip cagirip cevap yetistiriyor, sikayet ediyor. Bir de sarki soyleyisi var, bayilirsiniz. Bunlarin yaninda, bugunlerde cok rahat ayaga kalkabiliyor tutunarak, cok yakinda yuruyecek gibi geliyor bize.

Dislerimiz hala 6 tane. Bir isiriyor ki o dislerle, teknik gelistirdi adam, incecik isirip bir de birakmadan cekistirerek maksimum aci verme uzerinde uzmanlasti. Unutmadan, 2 hafta kadar once de emzirme isini bitirdik aramizda. Kafa kafaya verdik, dedim “Eren’cim bu boyle olmuyor, ne kucagima sigiyorsun, e bir de dis faktoru var tabi…” “Haklisin anne, zaten artik senin sutun benim disimin kovuguna yetmiyor” dedi. “E o zaman bitsin madem” dedik biraz burukca, el sikistik, opustuk…

Not: Ustteki fotograf, Azer teyzemizin makinesinden, alttaki fotograf ise cok sevgili Eren’imizin New York’tan ayrilmadan onceki son aksamlarindan birinde cektigi bir fotograf; elinize, gozunuze, gonlunuze saglik…

dsc06687-k.jpg

Elegeytir;…………………………………….Elevator (Asansor)

Beynciris;…………………………………….Dangerous (Tehlikeli)

Penk yu;……………………………………..Thank you (Sunu bir duzeltemedik gitti)

Kec ik;…………………………………………Catch it (Yakala)

Plin ap;………………………………………..Clean up (Ortaligi toplama)

Ay gel it;………………………………………I get it ( Ben alirim)

Misingen;…………………………………….Missing again (Yine kayboldu)

Bayiliyorum o boyle yanlis soyledikce bazi seyleri, duzeltmek bile istemiyorum, cok tatli oluyor bir de “dogrusu bu” gibilerden yanlis seyi tekrar ettikce. Bir gun butun bunlari yuzune vurup cok eglenecegim o utandikca.

100_3637.jpg

“Inanamiyorum! Benim kucuk kardesim evleniyor!” diye baslayacaktim yazima, ama sonradan artik o kadar da kucuk olmadiginin farkina vardim! 29 olmus, yuh… E tabi ablasi 34 olursa, kardesinin de artik ablasinin gozunde cocukluktan cikip kazik sinifina girmesi gerekir degil mi. Biz bile 26 yasindaydik evlendigimizde. O zaman kendimizi ne kadar buyumus gorurduk, herseyi bildigimizi saniyorduk. Cocukmusuz ya, simdi anliyorum. Cocukken kandirip kapatmisim askimi, hihii…

Herneyse, dagitmayalim konuyu, ne kadar yakistiklarindan bahsedecektim birbirlerine. Ne de guzel gulmusler, cok mutlular belli ki. Hep boyle mutlu olun cocuklar, hep boyle kenetlenin birbirinize. Evlilik hic kolay degil ama birbirinize sevginizi, sayginizi oncelikli tutarsaniz cok keyifli bir oyuna donusturmek hic de zor degil. Ben evliyim, oradan biliyorum, hehehe…

Boyle sakaya vurduguma bakmayin aslinda cok stresli gunler geciriyoruz New York cephesinde. Hala bilmiyorum bu guzellerin dugunune gidip gidemeyecegimi. Hala hallolmamis birtakim kagit islerimiz var. Aklime bile getirmek istemiyorum gidememe ihtimalini. Elin kolun bagli, surece hicbir sekilde mudahale edemeden bir kac devlet memurunun insafini beklemek cok can sikici. Dualariniza ihtiyacimiz var, isimiz dualara kaldi cunku…

Bu yaz Turkiye’ye gidisimizin en onemli nedeni dayimizin dugunu. Goruldugu uzere yakisiklilikta biraz zorlayacagiz kendisini…

dsc06698-k.jpg

20.jpg

Aslinda karnemizi 23 Haziran’da aldik ama video da koyayim diye kasarken ve de bir turlu edit’lemeye firsat bulup da koyamazken bu gunlere geldik. Nihayet, Emir’in bu seneki en canla basla, coskuyla katildigi gosterisini asagida seyredebilirsiniz. Bu sefer sectikleri sarkilar Emir’in en sevdigi, evde soyledigi ve bize de soylettigi sarkilardi. Oradan avantajliydik bu sefer. Goruldugu uzere canavar gibi yapiyor hareketleri…

image-2k.jpg

Cocuklarin hepsinin yakasina minik birer rozet takmislardi bu gosteri oncesi. Hepsi en cici kiyafetleriyle sirayla sahnede yerlerini alip gosterilerini sundular. Emir’in sinif arkadaslarinin cogu yazin da devam ediyor yaz okuluna. Ben gondermiyorum Turkiye’ye gidecegimiz icin. Geriye gun sayiyoruz bu aralar. Gidene kadarki 1 ay icinde de New York’un tadini cikariyoruz; Havuza, parklara gitmeye, yaz festivallerine katilmaya calisiyoruz. Yazin buralarin tadi da bir baska oluyor inanin.

 

Askim bak, yetistim ben de sana, yasit olduk yine… Seninle ve yakisiklilarimizla yaslanmaya bayiliyorum…

apple_iphone.jpg

Iste bu da evimin 3 yakisiklisindan hediyem bu seneki. Zamanlama nasil ama, Apple benim dogumgunume yetistirdi iPhone’larini…

« Previous Page