October 2007


Bu seneki Halloween kostumumuzu Nascar yariscilarindan sectik. Sizce de Jeff Gordon’un emekli olma zamani gelmemis mi???

Bu arada arkada buzdolabimizin son halini de gormus oldunuz…

dsc07351-k.jpg

Advertisements

emir-eren-arabada.jpg

Iki cocuk istememizin en buyuk sebebi, birbirlerine en yakin arkadas olmalariydi aslinda. Ikinci bebegimin de erkek olacagini ogrendigimde coook derinlerde kendim icin uzulduysem de (kiz cocuk anneye arkadas derler ya) Emir’im icin cok sevindim. Aralari da az oldugu icin, birbirlerinin vazgecilmezi olacaklar diye hayaller kurdum da kurdum.

Kendi kendime tahminim, Eren 6 aylik olduktan, en azindan emeklemeye basladiktan sonra beraber oynayabilecekleriydi. O ilk 6 ay, biz arkamizi dondugumuzde koltugunda uyuklayan kardese yapistirilan tokatlarla gecti. Peki dedik, alismaya calisiyordur, haklidir, en az hasarla atlatmaya calistik bu donemi. Eren’cik emeklemeye basladiginda durum pek degismedi. Bu sefer, ustune ustluk mobil halde rahatsizlik verdigi icin, abisi kimi zaman oyununu bozdugu, kimi zaman ise sadece sinirini bozdugu icin patlatti bir tane. Her seferinde cekilen nasihatler, time-out’lar sanki bir kulagindan girip digerinden cikti. Ustelik artik repertuari sadece tokatla da sinirli degildi.

Su an Emir 37, Eren ise 14 aylik. Durumda hala bir degisiklik yok diye uzulurken, gecen gun arabada soyle bir manzarayla karsilastim…  “Biz ne halt yedik, bunlardan arkadas filan olacagi yok, olan Eren’e ve de bizim yipranan sinirlerimize olacak” diye dusunmeye baslamisken tam, bu manzara bana ilac gibi geldi. Yeniden umutlandim, yeniden “Ay ne iyi yaptik” demelere basladim. Cok yakinda degil mi o guzel gunler sizce de? Hic deneyimli olan yok mu aranizda, bana ne zaman arkadas olacaklari hakkinda biraz fikir verecek? Benim de biraz soluklanabilecegim gunler yakin degil mi?

Ben de mi bir gariplik var, yoksa azicik da olsa benim gibi hisseden var mi icinizde bilmiyorum. Holiday season kapimizda, senenin en senlikli zamanlari basliyor yine. Bu kismina lafim yok, hatta Christmas zamani yaklastikca cocuklardan bile sen oldugum soylenebilir. Ama, ozellikle Halloween zamani bana bir darallanma geliyor ki sormayin. Once televizyondaki butun cocuk programlari abuk subuk korkutucu bolumlerini yayinlamaya basliyor. Ardindan nereye gitsek, marketlerde bile Halloween dekorasyonlariyla karsilasiyoruz, iskeletler, orumcekler, yarasalar, vs. Emir’e onlarin ne oldugunu en yumusak sekilde anlatmaya calismaktan bir hal oluyorum. Bitiyor mu bu kadarla, hayir; arkasindan kabak tarlasi gezisi kismi geliyor! “Kardesim, zorun ne, gitmesene!” diyebilirsiniz, ama sagda solda oyulmus kabak gormekten sartlanan ebeveynler, “Aman cocugum eksik kalmasin, onun da kabagi olsun, o da kabak oysun” gibisinden derin(!) endiselere kapilip, gunesli guzel bir Pazar’ini bu amaca adamakta hic bir sakinca gormuyor… Sehir disina uzunca bir yolculuktan sonra, ilk soku ciftligin otoparkinda yasiyorsun zaten! Tarlanin en az kendisi buyuklugundeki otoparkta yer bulabilmek ne mumkun! Don don don, en sonunda basin da donuyor ama i-ih, imkani yok yer bulunmuyor! Bosalan yer icin birkac araba arasinda gerginlikler yasaniyor, bu arada hevesin yavas yavas azalmaya basliyor. En az yarim saatlik ugras sonucunda yer bulunup nihayet koltuguna kaynastigin arabadan iniyorsun. Diger ailelerle suru halinde, sanki orayi fethetmek gibi kutsal bir amacla gaza gelmiscesine hedefe kilitleniyorsun. Allah’lari var ama ciftlik sahiplerinin; “Kabaksa kabak, aha burda” deyip seni hemen gondermiyorlar. Efendim, magic show’undan tutun da , kucuk bir hayvanat bahcesi (Long island’da zebra?!!), oyuncak parki, daha neler neler. Fakat, herbirinin onunde en az yarim saatlik bir kuyruk, kuyrukta beklemekten bunalmis, bir an once hoplamak ziplamak isteyen cocuklar… Hevesinizin son kalan kirintilari da orada ucup gidiveriyor. Bir daha boyle yerlere gitmemek icin yeminler ediyorsunuz kendi kendinize. Ama, aksam eve gidip te o gun cektiginiz resimleri gorunce, yumusayiveriyorsunuz tekrar. Ne guzel eglenmis cocuklar, mutlu olmuslar deyip kesin kararlarinizi seneye bir daha dusunulmek uzere rafa kaldiriyorsunuz…

Seneye hatirlatin da haftaarasi gidelim bari…

101407066.jpg

101407065.jpg

101407083.jpg

101407076.jpg

101407074.jpg

dsc07239-k.jpg

dsc07271-k.jpg

Bisiklete binmek de neymis, ellerimi bile birakabiliyorum!!!

photo3.jpg

Diger cocuklari bilemem ama benim oglanlar tam bir Cin ve Japon mutfagi hayrani. Belki annelerinin bu mutfaklara olan duskunlugunun ve hamileliklerinde sushi dahil her turlu Cin ve Japon yemeginden bol bol tuketmesinin etkisi vardir bunda. Hatirliyorum da, ilk Cin yemegimi 23 yasinda yemistim ve buyuk hayal kirikligina ugramistim. Karmakarisik ve cok farkli gelmisti o zamanlar bana. Cubuk kullanma ise daha da sonrasinda ogrendigim bir sey. Su adama bakar misiniz, 3 yasinda henuz ve yemegini bastan  sona cubukla yiyip bitirebiliyor! Yeni nesil cok baska cook!

photo.jpg