January 2008


O kadar gezdik, guzel yerler gorduk, yedik, ictik, eglendik ama gelin gorun ki fotograf yok dogru duzgun… Cocuklardan akil mi kaliyor insanda. Ozellikle deplasmanda, aman biryere zarar vermesinler, aman bunu da almayi unutmayalim cikarken vs. derken kendimizi unutmadigimiza sukrediyoruz bazen.

Herneyse, gezimize donelim, gorsel materyal eksigini tarifle kapatmaya calisalim…

Cuma sabahi, yatak odalarimizi toparlayip boyacilara calisacak hale getirdikten sonra, “Hadi size kolay gelsin” diyerek ciktik evden. Ilk duragimiz Vermont’tu; benim cocuklarin dogumundan once 5 sene boyunca beraber calistigim, dunyanin en iyi patronu Sal, bizi, tasarim ve cizim asamasini beraber gerceklestirdigimiz dag evine davet etti bu haftasonu… 71 yasinda Sicilya kokenli ve tam anlamiyla kayak tutkunu olan Sal, artik zamaninin cogunu bu evde gecirip, ancak isi oldugu zaman New York’a iniyor. Bence de en iyisini yapiyor…

Ev sahiplerimiz Italyan asilli olur da o ev misafirle dolup tasmaz, ogunlerin her biri ziyafete, bir bayram yemegine donusmez mi? Bu haftasonu bize bunu yasattilar iste, butun Akdeniz sicakkanliligiyla.

dinner-at-sals.jpg

mornings-in-vermont.jpg

Cumartesi erkenden kalkip evlerinin arka bahcesi kadar yakin Bromley kayak merkezine gittik cocuklarla. Hava -5 derece civarindaydi ve gunluk guneslikti, super bir kayak havasi! Aslinda, dogruyu soylemek gerekirse bizim kayabilmek gibi bir beklentimiz yoktu bu geziden. Cocuklara kayak dersi aldirabilir, beraber karda oynayip yuvarlanabilirsek karli sayacaktik kendimizi. Iyi ki de beklentilerimizi olabildigince dusuk tutmusuz. Cunku daga ayak basar basmaz once Eren soguktan nefret edip avazi ciktigi kadar aglamaya basladi. Eren kucagimizda, cantalarimiz, esyalarimiz ellerimizde bir cocuklar icin kayak dersi alani, bir kayak kiralama odasi arasinda ilk 1 saatimizi ve tum enerjimizi harcadik. Biraz isinalim ve karnimizi doyuralim diye girdigimiz kafeteryada Eren uyuyakaldi. Serkan ve Emir ders saatine kadar kayaklarini ayarlattilar, giyindiler kusandilar derken, Emir bey birden kararini degistirip kayak ogrenmek istemedigine karar verdi… Birbiri ustune “Uykum var, diger cocuklari sevmedim, cok mutsuzum, korkuyorum…” gibi bahanelerle kucagimda uyuyan Eren’le sabit olan ben ve islemlerle ugrasmaktan basi gozu donmus Serkan’in son enerji kirintilari da boylelikle uctu gitti. “Bari resmini cekeyim kiyafetinle” dedigimde, yuzunun en mutsuz haliyle pozlar verdi bana… Eh dedik, demek ki henuz erken, seneye bir daha deneriz diyerek evin yolunu tuttuk. Kayak maceramiz da baslayamadan bitmis oldu.

mutsuz-kayakci.jpg

Pazar sabahi siki bir kahvaltidan sonra 4 saatlik Montreal yoluna koyulduk. Yol boyunca, otobandan degil de ara koy yollaridan gitmeyi sectigimiz icin inanilmaz bir gorsel solenle gecti yolculugumuz. Ne yazik ki bunlarin da hicbirini akil edip resimleyemedigimiz icin cok uzuluyorum simdi. Karlar altinda ciftlikler, herbiri en az yuzyillik Yankee kasabalari ve inanilmaz New England mimarisiyle vaktin nasil gectigini anlamadik.

Montreal’a vardigimizda aksamustu 4 oluyordu saat. Fazla vaktimiz olmadigindan mumkun oldugunca gun isigini yakalamak icin attik kendimizi disari. Gunlerden pazar oldugu icin heryer kapaliydi, turistik yerler bile. Uyumayan sehir New York’a alistiktan sonra insan cok yadirgiyor boyle seyleri. Hayalet sehir gibi hissediyorsun.  Ama bu kadar kisa bir sure icinde bile Avrupa’da gibi hissettik kendimizi. Insan cehreleri bile farklilasiyor, reklam panolarindaki yuzlerin bile Fransiz asilli odugu bariz. Cok sevdik, cok begendik Montreal’i. Kisin bu kadar sevdiysek, yazin Caz Festivali zamaninda ne oluruz bilemem, geri donmemeye filan kalkabiliriz. Ama yine de deneyecegiz, kararliyiz.

w-hotel-montreal.jpg

Pazartesi aksami 8 gibi evimizdeydik. Odalarimiz boyanmis, evimiz havalandirilmis bizi bekliyordu. O aksam hepimizi tatli bir yorgunlukla, yuzumuzde bir tebessumle uyuduk eminim…

Ne zamandir bir spor klubune yazilmayi dusunuyordum; Ne de olsa yaz geliyor caktirmadan, hazirlikli olmamiz lazim degil mi? Nereye baksam, nereye sorsam fiyatlar aylik $70-80’den asagi degil, bir de ustune baslama ucretiydi, depozitti derken rakamlar firladikca firliyor. Ama asil derdim bu da degil, bana lazim olan, Eren’i birkac saatligine birakabilecegim hatta ve hatta mumkunse spor klubunun icinde bir oyun odasi olmasi! Cok sey mi istiyorum Allah askina, bir anneye cok mu goruyorlar birazcik spor yapmayi, kosup terlerken stres atmayi?

ymca_logo.gif

Iste orada imdadima YMCA yetisti! Hem diger yerlere gore fiyati cok daha ucuz, hem ayni binada kullanabilecegim olimpik havuzu var, toksinlerimden kurtulabilecegim bir saunasi mevcut, hem az bir fiyat farkiyla cocuklarimi da uye yapip yuzme derslerinden ve daha bir suru aktiviteden faydalandirabilecegim, hem de su an bir kampanyadan faydalanip 120 dolarlik baslama ucretinden yirttim, hem otoparklari bedava, hem de 2 saate kadar ucretsiz cocuk baktiklari bir oyun odasi var! Daha ne olsun, bir tek bu bile yetmez mi sizce de? Cok keyiflendim cook, dunden beri Village People’dan “YMCA” sarkisini soyleyi geziyorum evde, cocuklar da beni taklit ederek pesimde!

Terzi kendi sokugunu dikemez misali, kendi evimi iyice bosladim bu aralar. Baskalarinin evleriyle ugrasmaktan basini kasiyamama durumu ya da “henuz cocuklar kucuk, biraz buyusunler, oyle…” gibi bahanelerle erteledigim ama artik canima tak ettiren bu duruma bir son vermenin zamani geldi de geciyor bile!

Cocuklarin yatak odasi ile basliyorum ise. Onumuzdeki hafta sonu Vermont’a yapacagimiz geziyi, dolayisiyla evde olmayacagimizi firsat bilerek boyaciyla anlastik bile! Zehirli VOC maddeler icermeyen ve kururken en az koku veren bir boya cesidi sectik oncelikle (Benjamin Moore Aura). Bebek odasi hazirlarken ayili mayili borduru olan duvar kagidi kullanmistik ama artik ikisi de bu safhayi gectiklerinden bu sefer daha sade, daha modern bir tema secmeye karar verdim. Su malzemenin guzelligine bakar misiniz? Insan hangisini sececegini sasiriyor ama benim gonlum su an bulutlardan yana…

wall-decal-clouds.jpg

wall-decal-birds.jpg

wall-decal-dino.gif

wall-decal-sea-turtle.gif

wall-decal-race-track.jpg

 

Butun bu “wall decals” yani duvar cikartmalarina su adresten ulasabilirsiniz; http://www.whatisblik.com/walldecals.html

Ustelik bazisi hic iz birakmadan cikarilip baska yerlere bile yapistirilabiliyor!

Hadi bakalim, hepimize kolay gelsin…

Sen kendi dogumgununun yarisindan cogunu uykuda gecirsen de, biz senin 1. yasini gule oynaya kutladik Bora’cik. Nice yeni yaslara, hep beraber…

boras-birthday-party-045-k.jpg

boras-birthday-party-020-k.jpg

boras-birthday-party-055-k.jpg

Bu haftasonu babamiz is seyahatinde. Baktik nacizane anneleri bu 2 kudurugun enerjisini harcamaya yetmeyecek, kapagi Azer teyzemiz ve arkadasimiz Emir’in evine attik!

Aksama kadar oynadilar, zipladilar, parka gittiler, beraber banyo yaptilar, kisacasi felekten bir gun caldilar. Biz anneler de bol bolunmeli de olsa sohbetimizi ettik, kahvemizi ictik beraber. Herkes karli cikti bu isten.

Babamizi yollarken endiselerim vardi tek basima nasil yeterim diye ama disardan lojistik destekle bir sekilde hallettik bunu da. Ama sen yine de cok fazla is seyahatlerine cikma Serkan’cim, ok?

011208-011.jpg

011208-016.jpg

011208-025.jpg

011208-052.jpg

011208-061.jpg

011208-070.jpg

Bu yilbasinda bir degisiklik yapip en azindan yemegi disarda yiyelim dedik ve Manhattan’da, son derece “cocuklarla gidilebilir” bir restoran olan Tony’s de karar kildik. Cilginlikti bu bizimkisi, biliyorduk ama 6 yetiskin, 5 cocuktan olusan bu grup ev disinda bir yilbasi gecirmekte kararliydi, kismen de olsa… 

Inanir misiniz, hic de fena degildi o 2 saat, her ihtimale karsi en son care olarak yanimizda getirdigimiz DVD player’i cikarmaya gerek bile olmadi. Sagimiz solumuz cocuklu masalarla dolu oldugundan yaptigimiz gurultu miktari da goze batmadi. Iyi kotu karnimizi doyurup ickilerimizi de ictik, daha ne isteyelim, degil mi?

Yemegin ardindan parti bizim evde devam etti. Eve gelir gelmez 2 yas altindakilari bir guzel uyuttuk, Emir ve Tara’nin yeni yila uyanik girmesine izin verip biz buyukler de eglencemize devam ettik. Sonunda basardik iste, biz de toplu halde gec saatlere kadar eglendik. Yeni yila elimizde sampanya kadehlerimizle girdik sut biberonlari yerine…

Herkese taze baslangiclar ve yeni umutlar getirsin 2008, hos gelsin, hos devam etsin…

emir-tara.jpg

emir-serkan-eren-kutun.jpg

eren.jpg

eren-inci.jpg

ucerler.jpg

seda-bora-tara.jpg