Bakiniz simdi… Mayis’in 19’unda anneannemiz bizi ziyarete geldi New York’a. E bundan onceki ziyaretlerinde kadincagiz bizim aslan ile kaplanin dogumlarina geldiginden gezmeye gormeye pek de firsati olmamisti buralari. Dolayisiyla, annemin gelisiyle biz de tatilimizi ilan ettik ve basladik gezmeyeee.

Iki cocukla gezme ivme ve hizimizi tahmin edersiniz artik. Ama hicbirsey yildiramadi bizleri.

Emir’in okuldan bir arkadasinin dogumgunu icin Queens County Farm Museum’da toplandik bir cumartesi. Minik cowboy’lar ve cowgirl’lerden gecilmiyordu ortalik.

Ardina bile bakmadan kacan su kucuk serseriye bakar misiniz?

$8,000’i cebime atip kosarak uzaklastim olay mahallinden!

Son hafta ver elini Miami… Kaldigimiz yer 31. kattaydi ve inanilmaz bir manzarasi vardi.

Bir gunumuzu ayirip Everglades National Park’a safari(!)ye gittik ama tembel birkac timsahtan baska pek birseye rastlayamadik.

Boyumuz kadar seker kamisli, fizik kurallarina karsi koyan mojitolarimizi devirmemeye calisarak icerken bir yandan da aslan ile kaplani zaptetmeye calismak efor gerektiriyordu inanin…

Bu kadar ara verip sonra retrospektif postlar yazmak da ayrica bir efor sarfettiriyor adama. Daha gelecek postlarda Emir’in mezuniyeti, “Biz Turkiye’de neler yaptik?”, Eren’in 2. dogumgunu kutlamalari, “Vicdansiz annenin Amsterdam kacamagi”, “Ruhsuz anne-babanin Bozcaada tatili” gibi yazilar ve fotolar koymam lazim; Hadi bakalim klavyeme kuvvet!