September 2008


Dun sonbaharin resmi olarak ilk gunuydu. Dolayisiyla Pazar gunu, yani tam anlamiyla “yazdan kalma” yazin son gununde 3 aile atladik arabalara, 1 saat mesafedeki Westchester county’de bir elma ciftliginde aldik solugu.
Halloween yaklasiyor ya, kabaklar da hemen dokulmuslerdi ortaliga. Bu sene kabak almak niyetinde degiliz ama, gecen sene aldiklarimiz oyulamadan curuyup gittiler cunku.
En az 7-8 cesit elma vardi ciftlikte; elmalarin agirligindan yerlere kadar sarkmis dallardan yiyebildigimiz kadar yiyip bir o kadarini da torbalara doldurduk eve getirmek icin. Donus yolunda “Bu kadar elmayla ne yapabilirim?” diye turlu turlu tarifle doluydu kafam.
Gokten 3 elma dustu; Biri Emir ile Eren’in, biri Tara ile Bora’nin, biri de Mey’in basina…

Bu sene bir degisiklik yapip disarida yapalim dedik dogumgunumuzu. Hem cocuklar istedikleri gibi kudurup oynasinlar, hem de biz anne babalar hicbir is yapmadan dostlarimizla sohbet edebilelim istedik. Iyi de ettik… Brooklyn Williamsburg’de Cafe Mamalu’daydik bu Pazar gunu.

Bizimle bu ozel gunumuzu paylasan tum dostlara tesekkurler, sevgiler tekrar. Sizi seviyoruz!

Not: Blog’umuzun da 2 senesi dolmus, inanamiyorum kendimdeki azim ve sebata…

Ertesi gun, bu sefer de okul arkadaslarimizla bir kutlama yaptik. Bir pasta da burada kestik. Artik uzun bir sure kimse pasta lafi edemeyecek bizim ailede galiba…

~Art by Uzumgoz teyze~

Bugun cifte heyecan/mutluluk/burukluk yasadik ailece. Eren’in okulda ilk gun heyecaninin yanisira, Emir’in de yeni (gercek) okula baslamasinin gururu vardi. Eren, agabeyinin gectigimiz 2 senedir devam ettigi Montessori nursery school’un yolunu tuttu, Emir de herhalde dunyanin en muhtesem manzarasina sahip okulunda pre-kindergarten sinifina basladi. Cok cabuk buyuyorlar coook…