February 2009


emir-eren-mey

emir-botanica

Aslinda hazzetmem boyle zorlama gunlerden, bu gunlerde satin almamiz icin dayatilan stereotip hediyeliklerden. Son bir iki senedir romantik yemek yeme cabalarimizin yerini, her zaman gittigimiz restoranlarin bile bu gune ozel fiks menuler olusturup iki kati pahalanmalarinin yanisira, bir de bu gunden maksimum kar etme cabasiyla 6-8 ve 8-10 saatleri arasinda farkli oturumlar icat etmeleri gibi sebeplerle, evimizde yaptigimiz programlar aldi. Dusunun bir, zaten cocuklari evde biraktiginiz icin ekstra bakici parasi oduyorsunuz, bir de ustune, 8’i 5 gece daha iki kati pahali yemeginizi bitiremeden masanin yeni sahipleri basinizda dikilmeye basliyor! Olacak is degil…

Fakat bu sene esim hic beklemedigim bir surpriz programla, bir kere daha fethetti kalbimi. Su yazimda da bahsettigim, cok merak ettigim ama henuz gitme firsati bulamadigim Red Hook Botanica’nin onune parkettigimiz ana kadar nereye gittigimizi soylemedi. Benim “Ama cocuklarla nasil olacak, ne yapariz” gibi soylenmelerime ragmen gulumseyerek bizi iceri soktu. Iceride bizim gibi cocuklu baska aileleri de gorunce once icim rahatladi, sonra bizi yonlendirdikleri arka salonda duvardaki projeksiyon cizgi filmi ve oyuncaklari da gormemle saskinliktan dilimi yutuyordum az kalsin. Evet, nihayet bizleri, bizim gibi cocuklu sevgilileri de dusunen cikmisti ya bu dunya uzerinde, gozum acik gitmezdim artik. Saat 3 ile 7 arasi duzenledikleri bu “family affair” organizasyonuyla hem cocuklar, hem buyukler harika vakit gecirdik. Cocuklar icin organik patlamis misirdan tutun da atistiracaklari meyve ve sebzeler, taze sikilmis meyve sulari, akliniza ne gelirse dusunulmustu. Bize de biberiye ile mayalanmis biralarimizi icerken cocuklarimizi diger cocuklarla oynarken seyretmek dustu, daha ne isterim ki.

Unutmadan, omrumde yedigim en guzel cupcake’leri de yedim burada; Baked hazirlamis bu ozel gun icin.

baked-cupcakes1

photo2

photo3

photo42

parenting-magazine-cover

eren-2-copy2

Bu minik adam var ya, tamamen baska model abisinden.

Bir kere bunda bir gur ses var, al koy Sali pazarina, limon filan sattir, oyle bir sitma gormemis cinsinden. Bu aralar da bir bagirma huyu edindi, sesinin sinirlarini mi deniyor nedir.

Komik olacagi simdiden belli, kendisi hic gulmeden buyuk kucuk hepimizi guldurebiliyor yaptigi parodilerle. Sinifinin saklabani olacak, belli oldu.

Son derece gelismis bir muzik kulagi ve hafizasi var, en karmasik parcalari bile dogru mirildaniyor, uyduruk lirikler esliginde bize konserler veriyor.

Bu aralar tuvalet egitimine basladik. Hatta dun ilk defa kakamizi lazimliga yaptik! Eminim bizim neden bu kadar sevindigimizi, sevinc cigliklari atarak hoplayip zipladigimizi anlamamistir oturdugu yerde.

Yaramazlik desen had safhada, anne dinlememek bunda, gozunun icine baka baka yapma denileni yapma bunda…

Anlayacaginiz, bizim 2.5 yildir daha da renkli, daha da senlikli bir hayatimiz var. Eren’in sayesinde!

hearts-hot-ice-pack1

Bu harika buz/sicak su torbasina bu adreste rastladigimdan beri benim olmali diye dusunuyorum!

Yaklasan Sevgililer Gunu munasebeti ve de evimizdeki buz/sicak su torbasi ihtiyaci goz onune alindiginda bu guzelligin benim olmasi kacinilmazdir. (Bkz. Bir tasla iki kus)

Cesitli yas, boy ve ebattaki sevgililerime duyurulur!

eren-buyutec

2 no’lu sozlugumuze bakiyorum da, cok da bir ilerleme olmamis kelime haznemizde. Ingilizce kelimeler cogalmis okulun da etkisiyle ama kendine ozgu kelimeler, bir tek benim anlayabildigim uzun uyduruk cumleler tam gaz devam.

Iyen;……………………………..Eren (Yani insan kendi adini boyle soyluyorsa gerisini dusunun artik!)
Ebuvay;………………………….Yildiz
Di;…………………………………This (Bu)
Miki Naus;………………………..Mickey Mouse
Kandi;…………………………….Candy (seker)
Aduit;…………………………….I’ll do it (Ben yapacagim! – Bu da 2 yas sendromumuzun uzantisi “Ben” merkezci bir cumle)
Dososo;…………………………..Delicioso (Buyrun burdan yakin! Turkce ve Ingilizce bitti, Ispanyolca paraliyoruz artik)
Hnov;…………………………….Snow (Kar – “S”leri hala cok net cikaramiyor)
Hihmih tree;……………………Christmas tree (Yuh yani, bu kadar mi sallanir)
Tedu;…………………………….Thank you

Bir de bu aralar diline doladigi “Did you see that?” ve de basi sikisinca bol keseden dagittigi “I love you” lari var ki tadindan yenmez.

Gecenlerde bir sarki soyluyordu kendi kendine, okulda ogrenmis megerse. Melodi son derece tanidik ama sozleri bir turlu cikartamiyorum. Soyle birseyler mirildaniyor; “Hmhm şakku, hmhm şakku…” Neden sonra anladim hangi sarki oldugunu, gulmekten karnima agrilar girdi. “Frere Jacques, Frere Jacques, dormez-vous?…”

Canim benim, koca bebegim, kucuk serserim… Bicir bicir sesin, gulucuklerin eksik olmasin evimizden.

Next Page »