eren-buyutec

2 no’lu sozlugumuze bakiyorum da, cok da bir ilerleme olmamis kelime haznemizde. Ingilizce kelimeler cogalmis okulun da etkisiyle ama kendine ozgu kelimeler, bir tek benim anlayabildigim uzun uyduruk cumleler tam gaz devam.

Iyen;……………………………..Eren (Yani insan kendi adini boyle soyluyorsa gerisini dusunun artik!)
Ebuvay;………………………….Yildiz
Di;…………………………………This (Bu)
Miki Naus;………………………..Mickey Mouse
Kandi;…………………………….Candy (seker)
Aduit;…………………………….I’ll do it (Ben yapacagim! – Bu da 2 yas sendromumuzun uzantisi “Ben” merkezci bir cumle)
Dososo;…………………………..Delicioso (Buyrun burdan yakin! Turkce ve Ingilizce bitti, Ispanyolca paraliyoruz artik)
Hnov;…………………………….Snow (Kar – “S”leri hala cok net cikaramiyor)
Hihmih tree;……………………Christmas tree (Yuh yani, bu kadar mi sallanir)
Tedu;…………………………….Thank you

Bir de bu aralar diline doladigi “Did you see that?” ve de basi sikisinca bol keseden dagittigi “I love you” lari var ki tadindan yenmez.

Gecenlerde bir sarki soyluyordu kendi kendine, okulda ogrenmis megerse. Melodi son derece tanidik ama sozleri bir turlu cikartamiyorum. Soyle birseyler mirildaniyor; “Hmhm şakku, hmhm şakku…” Neden sonra anladim hangi sarki oldugunu, gulmekten karnima agrilar girdi. “Frere Jacques, Frere Jacques, dormez-vous?…”

Canim benim, koca bebegim, kucuk serserim… Bicir bicir sesin, gulucuklerin eksik olmasin evimizden.