September 2009


Babamiz bu sene Turkiye’ye gelemedi bizimle. Onun yerine donusumuzde 10 gun beraber bir Florida kacamagi yaptik. Ne kacamak ama; durmak dinlenmek bilmeden binlerce mil, bir suru gunubirlik gezi yaptik. Seviyorum ben bu tropikal topraklari; sicacik havasini, yagmurunda bile denize girmeyi, yabancisi oldugum bortu bocegini, cicegini, agacini, mercan kayaliklarini, deniz kabuklarini, yavas akan zamani, rahat, fikir fikir insanini, cicekli gomlekleri, Karayipler esintisini. Ve gokkusaklarini! Evet, aksam saat 7’nin alacakaranliginda bile gorebileceginiz gokkusaklarini!

New York’tan vazgecersem bir gun, beni nerede bulacaginizi biliyorsunuz artik…

photo (1)

photo (2)

photo (3)

photo (4)

photo (5)

photo (6)

photo

Buralara kadar gelmisken Orlando’ya, Disney World Magic Kingdom’a ugramak olmazdi. Ustelik de 25 senedir gormedigim bir ilkokul arkadasimla da Facebook’tan sozlesip burada bulustuk, cocuklarimizi tanistirdik. Cok sicak ama bir o kadar da keyifli bir gundu.

magic kingdom

photo (7)

photo (8)

photo (9)

Baska bir gun, yine dustuk yollara, Everglades batakliklarina dogru. Bu resimler bir timsah ciftliginden. Timsah kaynayan sazliklarda yaptigimiz “airboat” gezisi de cabasi.

photo (10)
photo (11)

photo (12)

photo (13)

photo (15)

Bu resimler de Flamingo Gardens’dan…

photo (16)

photo (17)

photo (18)

photo (19)

photo (20)

Bir baska sabah ta erkenden, Key West’e dogru yola ciktik. Istikamet guney, ustelik de A.B.D.’nin guneydeki en uc noktasi!

photo (21)

photo (22)

P1010362

P1010367

4 saatlik yolun sonunda kendimizi bu plajin sicacik sularina biraktik, yuzduk, sakalastik, eglendik derken sudan cikinca asagidaki tabelayi gorduk! Kosa kosa duslara zor attik kendimizi…

photo (23)

photo (25)

A.B.D.’yi kuzeyden guneye kateden en dogudaki karayolu US 1’in da boylelikle dibini gormus olduk.

photo (26)

P1010373

P1010375

P1010381

P1010383

Ve donus yolculugu… Bu sene o kadar alistilar ki ucakla yolculuk etmeye, artik keyif yapar oldular seyahatlari boyunca benim serseriler!

P1010386

Advertisements

Bugun en nihayetinde blog’umuzla ilgilenebildigimden postlar ardarda geliyoooor! Tutmayin beniii…

Bu da 14 Eylul tarihli olmasi gereken bir post. Ha gayret, az kaldi gunceli tutturmama!

14 Eylul ayni zamanda blog’un da dogum gunu, blog’umuz artik 3 yasinda! Azim ve istikrarim icin kendimi kutlamak istiyorum…

Emir’in dogumgunu kutlamalari once evde yaptigimiz bir partiyle basladi. Bu sene bir cilginlik yaparak {Sanki isim basimdan askin degilmis gibi} dogumgunu pastasi almak yerine evde cupcake yapmaya karar verdim. 60 cupcake sonrasinda pisman oldum mu bu kararimdan, oldum. Ama cok da guzel oldular yahu, hem de icime sindiler, tertemiz, saglikli, icinde ne oldugu belli…

Ilk resim, yenmeden hemen once uzerlerine konmasi gereken “Mascarpone frosting”i kurban sectigim zavalli misafirlerime hazirlatirken. Oyle bedavaya cupcake yemek yok!

Evdeki parti icin vanilya ve cikolatali cupcake uzeri mascarpone peyniri kremasi hazirladim. Kremasi inanilmaz hafif oldu, zaten tiramisu kremasi icin kullaniliyor bu peynir. Tarifler icin buraya tiklayabilirsiniz.

P1010388

P1010393

Biliyorsunuz, bizde dogumgunleri hic tekil kutlanmiyor artik. Mumlar ona gore, merasim ona gore. Dolayisiyla bizim oglanlarin dogum gunleri 40 gun 40 gece suruyor neredeyse…

P1010394

P1010396

Evdeki partinin ertesi gunu, okulda da bir kutlama yaptik. Bu sefer “havuclu cupcake uzeri krem peynir krema” pastasindaki mumu ufledi Emir. Sadece uzerinde kremayi yalayip birakmasaydi daha bir mutlu olacaktim ama neyse.

P1010403

P1010404

P1010407

P1010409

Bir dogumgunleri sezonunu da boylece kapattik. Iyi ki dogdunuz bebeklerim, sizi cook seviyorum!

Aslinda 12 Agustos tarihli olmaliydi bu post.  Ama uzun yaz tatili donusu, anne ancak bu hizda toparlanabiliyor…

Artik biliyorsunuz, Eren’in dogumgununde Turkiye’de yaz tatilinde oluyoruz, son 3 yazdir oldugu gibi.

Ailelerimizle beraber kutluyoruz hatta 1 ay sonraki Emir’in dogumgununu de araya sikistirarak 1 tasla 2 kus vuruyoruz!

Genelde New York’a donmemizden birkac gun oncesine geliyor dogumgunu Eren’in. Gordukleri ilgiden, hediye yagmurundan oyle bir simariyor, oyle bir kendilerinden geciyorlar ki, hemen ustune New York’a dondugumuzde sudan cikmis baliga donuyoruz hepimiz. Onlar yine cekirdek aileye donusun, tolerans ve simartilmanin minimuma inmesinin derdinde, ben de tekrar eski duzenimize donmenin, disiplinin ve otoritenin yeniden kurulmasinin derdindeyiz.

P1010226

Dogumgunu cocugu, dedesinin omuzlarinda saksi misali otururken…

P1010230

IMG_0146

IMG_0170

Eren’e “kotu cocuk” ya da “iyi cocuk ol” dedigimizde takindigi ifadelere bakar misiniz? Ben bunun agzini burnunu yemeyeyim de n’apayim!

P1010227

P1010228