Yazima unlu “Adirondack” sandalyesiyle baslamayi uygun gordum bugun.

Adirondack bolgesi, New York’un kuzeydogusunda yer alan, adini buradaki siradaglardan almis, sayisiz gollere, nehirlere sahip 25,000 km2’lik bir dogal park. Gollerinden en unlusu Lake Placid, iki kere kis olimpiyatlarina ev sahipligi yapmis. Bolgenin ahsap agirlikli mimarisi ve agac dallari, geyik boynuzlari gibi tasarim detaylari cok unlu ama Adirondack sandalyesi dendi mi, hemen bu sandalye gelecektir akillara.

New York’tan 5 saat mesafede Lake Placid’i merkez olarak belirledik kendimize ve hergun cevre gezileri duzenledik.
Sansimiza kar da yagdi, ayni manzaralari iki farkli sekilde gorme sansina eristik boylelikle.
1932 kis olimpiyatlari icin insa edilmis biz pistinde buz hokeyi seyrettik, hatta mac sonrasi biz de buz pateni yaptik.
Kamp atesinde sopalara taktigimiz marshmallow’lari mideye indirdik.
High Falls Gorge selalesinde cok keyifli bir doga yuruyusu yaptik.
Whiteface daginin tepesine ciktik teleferikle, bu guzellikleri bir de tepeden seyrettik.
Sabahlari yuzdukleri golden cikip otel odamizin kapisina kadar gelen ordeklerle oynadik.
Adirondack Dogal Tarih muzesinde saatler gecirdik.
Hic etmedigimiz kadar, bol yumurtali siki kahvaltilar ettik her gun. Yerel akcaagac surubunu pancake’lerimizin ustune boca ederken hic vicdan azabi cekmedik.
Kisacasi bu 4 gune cok sey sigdirdik.
Daha fazla konusmadan, resimlerle basbasa birakiyorum simdi sizleri…